Her bir son yeni bir başlangıca gebedir... Elektronik Yolunda kısa kısa

Sayokan

Yeni Üye
Katılım
7 Şubat 2026
Mesajlar
6
Merhabalar dostlar

Senelerdir süregelen vede kendimi başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için saat kurup gittiğim kısır döngüden çıkardığım, kendi işimin sahibi olmak için adım attığım ve bu uğurda varımı yoğumu ortaya koyarak büyük bir hırsla büyük bir istekle ve motivasyonla yürümeye çalıştığım zamanın 3. ayını doldurmak üzereyim. Bu kararı almama iten en nefret ettiğim şeylerden kısaca bahsetmek istiyorum.

Teknik personel olarak (elektrik otomasyon) çalıştığım yerlerde işimi her defasında sahiplenip kendi işim gibi benimseyerek katma değerimi firma için ortaya koymaya çalıştım. Bunu yaparken bazen yapılamaz denilen şeyleri yaptığım bazen bir gece vardiyasında üretimi kurtarmak için inisiyatif alarak çözüm bulduğum, bazen de benden çok önce çalışıp vur-geç ustacıklar diye tabir ettiğimiz şahısların pisliğini temizlediğim çok olmuştur. İşte bunları yaparken kimseye eyvallah demedim, boyun eğmedim en önemlisi yalakalık ederek ben buradayım deme isteğinde bulunmadım. Ne yapalım devir böyleymiş. Çok sesi çıkanın daha çok göz önüne konulduğu çok iyi iş yapanın ise eşek gibi kullanıldığı hakkını hukukunu tabiri caizse itin köpeğin maskarası edildiği dönemlerde çalışmaya çalıştım. Liyakatin önemli olması gerektiği şu zamanlarda yöneticilerin kendilerine yakın olması anlamında hiç bir işten anlamayan niteliğe sahip olmayan boş tenekelerin sırf daha iyi yalıyor vede çok daha iyi yalan söyleyip yeri geldiğinde vatanını milletini dahi satacak kıvamda olan insanlarla pardon insan dedim organizmalarla çalışmak istemesi beni artık kendi yolumu çizmeme itti gerçi son iş yerimden de işten çıkarıldığımda ise herşey bunun tuzu biberi oldu.

Lisede aldığım elektronik eğitimimi artık elektronik kart tamiri üzerinde kullanmayı bu şekilde kendi rızkımı gerekirse kartların bakır yollarından çıkarmayı seçtim. Geriye dönüp baktığımda ise çok yorulduğumu kendimi her defasında aylık maaşımı alabilmek adına çokça fazla yıpratıp enerjimi harcadığımı gördüm. Ne kadar kötü yapmışım. Şimdi ise adım atmaya çalıştığım şu günlerde her gün daha fazla bir şeyler öğrenmeye kendime çokça yatırım yapma gayreti içerisinde görüyorum. Hani derlerdi ya büyüklerimiz "aman oğlum maaşı olan sigortası olan bir işe girde emekli olana kadar çalış" diye. Evet belki öyle yapanlarımız vardır şuanda fakat ben onu inanın ki yapamadım. Ne zaman böyle bir düşünceyle adım atsam gördüklerim bana bir süre sonra batmaya ne kadar susup ses çıkarmak istemesem de bir yerde öyle yada böyle tepkimi koyma yoluna gidiyordum. Ne yapalım karakterimiz böyle. Sonuçta M.Kemal Atatürkte İstanbuldan Samsuna gideceğinde söylediği şu söz hala aklımda "ben birşey yapmazsam kimse bu vatan için birşey yapmayacak!" ister bu söze katılırsınız ister katılmazsınız ona birşey diyemem fakat sözün altında yatan anlam benim için oldukça büyük.

Bu yola çıktığımdan beridir bazen korkularım nüksediyor. Ya başaramazsam ya olmazsa diye. Ama içimde de dur durak bilmeyen ve gün geçtikçe büyüyen "ARTIK YETER YAPMALISIN BUNU" azminin önüne geçemiyorum. Siz değerli büyüklerimden kardeşlerimden veya arkadaşlarımdan bu elektronik tamir yoluna yeni çıkan biri olarak bana önerebileceğiniz düşüncelerinizi fikirlerinizi naçizane yol gösterme babında satırlarınızla ifade etmenizi bekliyorum ve paylaşacağınız herşey benim için çok değerli olacaktır.

Buraya kadar okuyup bana vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Aslında bu paylaştıklarım içimde kopan fırtınaların yüzde biri bile değildir sadece kısa ve öz bir şekilde ifade etmek biraz olsun farklı vizyonlar görebilmek amacı taşıyorum. Sürç-i lisan eylediysem affola kalın sağlıcakla.
 
Keşke işten çıkmadan önce tamir işlerini arka planda yapmaya başlasaydın. Ne kadar başarılı da olsan tamir işlerinde, öncelikle insanların senin bu işi yaptığını bilmesi lazım. Tanıtım da hemen anında yapılabilecek birşey değil, zaman alır.
 
"microelektronik" kanalını tavsiye ederim. Genç bir arkadaş ama çok güzel tamir videoları mevcut.. ayrıca ücretli kurs videoları da var.. kolay gelsin, başarılar..
 
Keşke işten çıkmadan önce tamir işlerini arka planda yapmaya başlasaydın. Ne kadar başarılı da olsan tamir işlerinde, öncelikle insanların senin bu işi yaptığını bilmesi lazım. Tanıtım da hemen anında yapılabilecek birşey değil, zaman alır.

Söylediklerin için çok teşekkür ediyorum Timur abi fakat bazı şeyler hayatta planladığımız gibi olmuyor ne yazık ki benim içinde maalesef öyle olmadı. İyi ki de olmamış diyorum aslında. Zaten planlamaya kalksaydım belki de konfor alanımı terk etmek bu kadar kolay olmayacak gibiydi kim bilir.

"microelektronik" kanalını tavsiye ederim. Genç bir arkadaş ama çok güzel tamir videoları mevcut.. ayrıca ücretli kurs videoları da var.. kolay gelsin, başarılar..

Kemal Canbazın kanalı o. İlk açıldığından bu yana çok yakından takip ettiğim bir kanaldır zaten kendisi. Eksik kaldığım bir çok şeyi o kanal sayesinde tamamladım zaten ben. Bu ve bunun gibi bir çok kanal takip ediyorum gerçi günümüzde artık eskilere nazaran online eğitimler daha fazla gerçek bilgiye ulaşmak daha kolay. Yeter ki istemesini vede ulaşabilmesini bilmek gerekiyor. Ayrıca kurslarını satın almıştım zaten onun. Verdiğiniz yönlendirme içinde teşekkür ediyorum sizede.
 
"aman oğlum maaşı olan sigortası olan bir işe girde emekli olana kadar çalış" diye.
Büyüklerini dinle.
Kendi başına çalışman, kart tamir edip karnını doyurma zamanı değil. Piyasa da durgunluk ve her ne kadar yok dense de, yüksek enflasyon var
Zaman o zaman değil.
Az da olsa sabit maaş ve SGK
 
Son düzenleme:
Çalışmak başka bir şey, ticaret başka bir şey. Önce kendinize bir sorun. "Ben ticaret yapabilir miyim?" Cevabınız evet ise durmayın devam edin.
Benim bilgim fazla olmamasına rağmen ufak tefek paralar kazandım. Ama ticaret yapabilir miyim? Sanmıyorum. Belki kurulu bir düzeni devam ettirebilirim ama sıfırdan başlayamam.

Ticarette başarılı olunursa çok para kazanılabilir. Ama çalışarak çok para kazanmak zor. Onun çaresi de kazandığından az harcayım sabit bir şekilde her ay kenara para koymak. Tabi duran para da enflasyona yenileceği için altındır, gümüştür, fon dur, borsadır vs. bir şekilde değerlendirmek lazım.

Benim tavsiyem çalışmaya devam edin. Bir yandan da kart tamirini ek gelir olarak yapın. Ne zaman ki baktınız kazanıyorsunuz, o zaman istifa edin.

3.1 -4.1 - 5.1 gibi bilgisayar ses sistemleri kumandalarında piyasada çok açık var. Ben sadece creative 4.1 ses sistemi kumandasından 50 den fazla yapıp sattım. Piyasadaki onlarca ses sisteminin kumandasından yapıp satma işine girişsem epey bir para kazanırdım. Çünkü piyasada böyle bir boşluk var. Hele de bu kumandaları amazon üzerinden dolar olarak satsam çok iyi para kazanırdım. Ama işte bende ticaret hevesi yok. Aynı şeyi defalarca yapmak sıkıyor beni. Hala kumanda isteyen var ama yapmıyorum artık.
 
Büyüklerini dinle.
Kendi başına çalışman, kart tamir edip karınını doyurma zamanı değil. Piyasa da durgunluk ve her ne kadar yok dense de, yüksek enflasyon var
Zaman o zaman değil.
Az da olsa sabit maaş ve SGK

Dinleyelim tabikide her zaman dinlemesinide bilirim sonuçta. Fakat geçtiğimiz yıllara baktığımızda 2018den günümüze vede pandemiyle birlikte coşarak artan bir kriz durumu söz konusu biraz daha öncesine gidince 2008 yılında patlayan ve küresel boyutta bir çok uluslar firmanın ipini çeken ekonomik kriz olmuştu daha öncesinde 2001 senesinde dönemin CB. Ahmet Necdet Sezerle yine dönemin BB. Bülent Ecevit arasındaki siyasi kriz ülkede ekonomik krize dönmüş gecelik faizle inanılmaz yükselerek bir çok küçük ve orta ölçekli işletmenin canına okumuştu. Dahada öncesine bakarsak eğer 2000 krizi, 94 nisan krizi, 90 körfez ve 82 bankerler krizleri vb gibi sayamayacağım fakat ülkemiz piyasasına ekonomisine zarar veren bir çok çalkantılı dönemler yaşadı bu ülke. Her dönem bir sorun vardı bakarsak eğer. Peki şimdi sizin de dediğiniz gibi piyasadaki durgunluk ve bilindiği üzere yüksek enflasyon varken hangi dönemde ne zaman iş kurmak anlamında adım atabileceğiz ki? Başkaları bu krizlerde büyürken sınırlarını genişletirken bizde susup başkalarının hayalleri gerçekleşsin diye onların yollarında birer çakıl taşı olmaya devam mı edeceğiz ? Gerçekten ilginç bir ironi.
 
Çalışmak başka bir şey, ticaret başka bir şey. Önce kendinize bir sorun. "Ben ticaret yapabilir miyim?" Cevabınız evet ise durmayın devam edin.
Benim bilgim fazla olmamasına rağmen ufak tefek paralar kazandım. Ama ticaret yapabilir miyim? Sanmıyorum. Belki kurulu bir düzeni devam ettirebilirim ama sıfırdan başlayamam.

Ticarette başarılı olunursa çok para kazanılabilir. Ama çalışarak çok para kazanmak zor. Onun çaresi de kazandığından az harcayım sabit bir şekilde her ay kenara para koymak. Tabi duran para da enflasyona yenileceği için altındır, gümüştür, fon dur, borsadır vs. bir şekilde değerlendirmek lazım.

Benim tavsiyem çalışmaya devam edin. Bir yandan da kart tamirini ek gelir olarak yapın. Ne zaman ki baktınız kazanıyorsunuz, o zaman istifa edin.

3.1 -4.1 - 5.1 gibi bilgisayar ses sistemleri kumandalarında piyasada çok açık var. Ben sadece creative 4.1 ses sistemi kumandasından 50 den fazla yapıp sattım. Piyasadaki onlarca ses sisteminin kumandasından yapıp satma işine girişsem epey bir para kazanırdım. Çünkü piyasada böyle bir boşluk var. Hele de bu kumandaları amazon üzerinden dolar olarak satsam çok iyi para kazanırdım. Ama işte bende ticaret hevesi yok. Aynı şeyi defalarca yapmak sıkıyor beni. Hala kumanda isteyen var ama yapmıyorum artık.

Cevabın ve düşüncelerin için çok teşekkür ederim Gökhan üstadım. Bahsettiğin durum ve bakış açın gerçekten çok önemli. Ticaret yapmayı istiyorum bu doğru fakat her şeyden önce çokça paralar kazanacağım gibi bir yaklaşım içinde değilim. Sadece sabah kendi işimin başında olacağımı bilerek uyanmak duygusunu yaşayarak uyanmak daha cazip geliyor. Düşünsenize saat kurmuyorsun kendin uyanıyorsun ve kendi işinin başında kendi işinin işvereni işçisisin hatta kendi yağında kavrulmak üzere ocağa konmuş paslanmaz çelik bir tava bile diyebiliriz. Tabi bu ileride döküm tava olur orası ayrı :) O bahsettiğin ses sistemlerinin kumandasıyla alakalı girişimini de yakın zamanda görmüştüm bende. İhtiyaç olan bir nokta haklısınız.
 
Belki kendi işiniz olsa daha çok saat kurarsınız. Akşam 6 da çıkmak yerine 22:00 - 23:00 e kadar çalışacaksınız.

Saat kurmamanın altın kuralı finansal özgür olmaktır. Yani hiç bir iş yapmasanız da aylık giderlerinizi karşılayacak bir paranın her ay gelmesi olayıdır.
Zamanla ulaşabilirsiniz buna ama ilk başlarda normal bir maaşlı çalışandan çok daha fazla çalışacaksınız, çok daha erken kalkıp, çok daha geç eve döneceksiniz.

Tabi şuanda finansal özgürseniz orası başka tabi.
 
  • Beğen
Reactions: clc
@Sayokan
Beklenilecek. Sabırlı olunacak, zaman geldiğinde harekete geçilecek.

Başkaları bu krizlerde büyürken sınırlarını genişletirken bizde susup başkalarının hayalleri gerçekleşsin diye onların yollarında birer çakıl taşı olmaya devam mı edeceğiz ? Gerçekten ilginç bir ironi.
Koca koca fabrikalar konkordato ilan ediyor. Yeni iş kurmaya kalkmak büyük cesaret.
Yazdığım ironi filan değil. Gerçek ...
Yapılacak iş: sabit gelirli düzenli bir iş + SGK ile bir süre daha ortamın canlanmasını beklemek.
Ticaret hayatında,
3 büyük kriz gördüm. İnsanlar ayakta kalabilmek için evlerini, bindikleri araçlarını, kamyonlarını, arazilerini sattı. Günümüzde bu kadar derin bir kriz olmamasına rağmen, yine sabır sabır derim...
Ticaret konusunda çok kişiden tecrübeliyim dir.
Hırsa, inada, maceraya bu ortamda hiç gerek yoktur.
 
uzun süredir ticaret yapan biri olarak birkaç yorumda bulunayım. ticaret yapacaksan teknik insan kafası ve idealizmi bir kenara bırakman lazım.
örneğin bir müşteriye gittin ve çok basit bir arıza var sigorta atmış. git-gel yarım günlük vakit harcadın. bu müşteriye hiç rahatsız olmadan 3000tl diyebilmen lazım. bir sigorta yahu dediklerinde. bunun sigorta ile alakası yok bu benim zamanımın bedeli diye düşünmelisin ve tüm stratejini buna göre kurmalısın.

ikinci olarak kazanacağın bedel yarattığın değer-çözüm ile orantılı olmalı. örneğin milyon dolarlık bir tesiste duran makinayı ayağa kaldırdın gene kısa bir zaman veya teknikte basit bir arızayı çözmüş olabilirsin ama karşı tarafa kazandırdığın zamanın bedeli ile orantılı bir fatura çıkarmalısın. ancak bu şekilde hayatta kalır büyür ve ilerlersin. fahiş fiyat veren fırsatçı esnaf olmaktan bahsetmiyorum. ama sen kendine ve kendi vaktine teknik bilgine değer vermez hak ettiği bedeli istemezsen. kimse de sana çıkarıp al bu senin hakkın demeyecek.
 
Son söz:
Günümüzde kart tamiri veya buna benzer bir işyeri açmak/ kurmak zarar üstüne zarar yazar...
Para batırmaktan başka bir şey olmaz.
 
Son söz:
Günümüzde kart tamiri veya buna benzer bir işyeri açmak/ kurmak zarar üstüne zarar yazar...
Para batırmaktan başka bir şey olmaz.
ben bu tip ezberlere karşıyım. sizin kendi yaşadığınız tecrübe salt gerçeklik olamaz. bu arkadaşmızın içinde bulunduğu şartları, çevresini ve becerilerini bilmiyoruz. azmini ve iş planını bilmiyoruz. belki masrafları çok düşük olacak şekilde bir takım çantası - bir araç ile minimum masraf yapacak. istediği kadar kriz olsun fabrikalar ve tesisler işleyecek çarklar belli ölçüde dönecektir.

belki de tam tersi sabit işe güvenmek hata olabilir. bir sorun olur işten çıkarılır-işyeri kapanır ve işsiz kalabilir. o noktaya kadar da kendi işini başlatmadığı için pişman olabilir.

ayrıca bir işyerinde çalışırken dışarıya iş yapmak genelde sorun oluyor. açıkça zaten o işyerinin müşterisi olan firmaya ben tamir de yapıyorum diyemezsiniz.
 
Sadece sabah kendi işimin başında olacağımı bilerek uyanmak duygusunu yaşayarak uyanmak daha cazip geliyor. Düşünsenize saat kurmuyorsun kendin uyanıyorsun ve kendi işinin başında
Moralini bozmak yada motivasyonunu olumsuz etkilemek istemem. Bu cümle ancak tuzu kuru birisinin söyleyeceği bir söylem olabilir. Eğer seni idame ettirecek sabit gelirin yoksa geçinmek için çalışman şartsa maalesef durum hiçte zannettiğin gibi değil. Saati daha erken kurman gerekli hatta zamanla hafta sonları bayram tatilleri bile mesaiye dönüşecektir. @czorgormez in de söylediğine paralel olarak doğal şartlar altında teknik zekayla ticari zekaya aynı bünyede olmuyor. Dengeyi kurmak önemli sözüm meclisten dışarı kendine keriz, kazıkçı, fırsatçı dedirtmemek önemli.
 
Motivasyon için bu işi yapanları dinleyiniz. Maaşlı çalışan, devlet memuru gibi kişilerin vereceği tavsiye ile ancak onlar gibi yaşarsınız.
Ticaret, aileden öğrenilmemişse sonradan öğrenilebilir. lakin kendi kendinize öğrenmek hüsran olur. Daha önce "ticaretin yapıldığı" bir yerde en azından 6 ay kadar çalışmanız gerekir. Kesin bilgi: 1 seneyi doldurmak şart değildir.

Başka bir kaide, 10 tane iş denersin 2 tanesi başarılı olabilir. Yani çoğu teşebbüs başarısız olur. Buna şaşılmaz. Bahtınız kara değildir. Yaban hayatındaki kurallara benziyor. Çita 10 defa dener 2 tanesini yakalar.
 
uzun süredir ticaret yapan biri olarak birkaç yorumda bulunayım. ticaret yapacaksan teknik insan kafası ve idealizmi bir kenara bırakman lazım.
örneğin bir müşteriye gittin ve çok basit bir arıza var sigorta atmış. git-gel yarım günlük vakit harcadın. bu müşteriye hiç rahatsız olmadan 3000tl diyebilmen lazım. bir sigorta yahu dediklerinde. bunun sigorta ile alakası yok bu benim zamanımın bedeli diye düşünmelisin ve tüm stratejini buna göre kurmalısın.

ikinci olarak kazanacağın bedel yarattığın değer-çözüm ile orantılı olmalı. örneğin milyon dolarlık bir tesiste duran makinayı ayağa kaldırdın gene kısa bir zaman veya teknikte basit bir arızayı çözmüş olabilirsin ama karşı tarafa kazandırdığın zamanın bedeli ile orantılı bir fatura çıkarmalısın. ancak bu şekilde hayatta kalır büyür ve ilerlersin. fahiş fiyat veren fırsatçı esnaf olmaktan bahsetmiyorum. ama sen kendine ve kendi vaktine teknik bilgine değer vermez hak ettiği bedeli istemezsen. kimse de sana çıkarıp al bu senin hakkın demeyecek.

Şu satırlarda o kadar net anlaşılır şeyler yazıyor ki kelimelerle ifade edemem gerçekten. Bende aynı paralellikte düşünceler oluşturmaya başlamıştım kendimde. Bunların başka bir kişi tarafından dile getirilmesi mutlu etti beni. Ayrıca dikkat edeceğim söylediklerinize. Minnettarım tekrardan.
 
uzun süredir ticaret yapan biri olarak birkaç yorumda bulunayım. ticaret yapacaksan teknik insan kafası ve idealizmi bir kenara bırakman lazım.
örneğin bir müşteriye gittin ve çok basit bir arıza var sigorta atmış. git-gel yarım günlük vakit harcadın. bu müşteriye hiç rahatsız olmadan 3000tl diyebilmen lazım. bir sigorta yahu dediklerinde. bunun sigorta ile alakası yok bu benim zamanımın bedeli diye düşünmelisin ve tüm stratejini buna göre kurmalısın.

ikinci olarak kazanacağın bedel yarattığın değer-çözüm ile orantılı olmalı. örneğin milyon dolarlık bir tesiste duran makinayı ayağa kaldırdın gene kısa bir zaman veya teknikte basit bir arızayı çözmüş olabilirsin ama karşı tarafa kazandırdığın zamanın bedeli ile orantılı bir fatura çıkarmalısın. ancak bu şekilde hayatta kalır büyür ve ilerlersin. fahiş fiyat veren fırsatçı esnaf olmaktan bahsetmiyorum. ama sen kendine ve kendi vaktine teknik bilgine değer vermez hak ettiği bedeli istemezsen. kimse de sana çıkarıp al bu senin hakkın demeyecek.
Dediklerinize %100 katılıyorum teknikte ne kadar iyi olursan ol ticari düşünmediğiniz zaman zarar edersiniz cepten gider malesef bende ticari kabiliyet sıfır ben sigorta için para alamıyorum yani ticari cesaretim malesef yok.
 
Moralini bozmak yada motivasyonunu olumsuz etkilemek istemem. Bu cümle ancak tuzu kuru birisinin söyleyeceği bir söylem olabilir. Eğer seni idame ettirecek sabit gelirin yoksa geçinmek için çalışman şartsa maalesef durum hiçte zannettiğin gibi değil. Saati daha erken kurman gerekli hatta zamanla hafta sonları bayram tatilleri bile mesaiye dönüşecektir. @czorgormez in de söylediğine paralel olarak doğal şartlar altında teknik zekayla ticari zekaya aynı bünyede olmuyor. Dengeyi kurmak önemli sözüm meclisten dışarı kendine keriz, kazıkçı, fırsatçı dedirtmemek önemli.

Ben paylaştığım yazıda anlatmak istediğimi net olarak ifade edememişim sonrasında yazımı baştan sona okuyup düzenleme fırsatı bulamadım gerçekten kusura bakmayın. Orada anlatmak istediğim aslında başka birinin işi için kendimizden ödün vererek saatimizi emeğimizi ömrümüzü sattığımız gerçeği idi. Kendi yolumuzu çizdiğimizde ise harcayacak olduğumuz saatin emeğin veya ömrün artık bu kadar insana koymayacağı insanın zoruna gitmeyeceğini ifade etmek istemiş olmamdı. Yanlış anlaşılmayı umarım açıklayabilmişimdir tekrardan kusura bakmayın. Ayrıca düşünceleriniz ve paylaştıklarınız için teşekkür ederim teknik zekayla ticari zeka aynı bünyede bir olmadığı hususunda hem fikirim fakat ticaret sonradan da öğrenilemez mi?
 
bir ekleme yapmam lazım, gene sigorta örneğinden gidelim. vaktinin gerçek anlamda değerli olması için uzmanlığa sahip olman gerekir. gene bir sigorta değiştiriyor olabilirsin ama orada o sigorta neden attı, bir daha atacak mı, takılması gereken sigorta türü nedir hızlı-yavaş-hrc vs. bunları biliyor olman lazım. müşteriye sizin şu sigortanız şu sebep ile atmıştı, bu şekilde çözdüm bir daha sorun çıkarmaz dediğinde gerçekten de bir hata yapmadıkları sürece sorun çıkmamalı ya da bu sigortayı değiştiriyorum ama sizin makinanızda bu kontroller de yapılmalı şu riskler var ve bu hata tekrar edebilir diyebilmelisin. rastgele-şansa veya ezbere yapılan arıza tamirleri benim bahsetmeye çalıştığım değeri yaratmayacaktır.
 

Forum istatistikleri

Konular
8,892
Mesajlar
144,549
Üyeler
3,574
Son üye
zturk1

Son kaynaklar

Back
Top