Bütün hepsinin kullanılmasını geçerli bir mantığı var. İşi sadece motor klemensine kadar olan bir kişi için UVW-XYZ isimlendirmeleri gereksiz gelebiliyor. Ama bobinaj işlerinde olmazsa olmaz genel kaideyi bozar ve işler karıştırabilir. Uygulamacı açısından 3 fazlı asenkron motorlara dışarıdan bakılınca sadece 3 adet sargının varlığı ve bu sargılara 6 adet terminal ile erişildiği gerçeği dışında başka bir veriye ihtiyaç yoktur. Fakat imalat açısından bakılınca 2,4,6 kutup gibi imalatların yanında aynı motor kafesisin farklı gerilimlerde kullanılması, işçiliği kolaylaştırma, mekanik imalatı kolaylaştırmak için iletken kesit düşürme, imalat maliyetlerini düşürme vs.. birçok değişkene bağlı olarak faz sargıları tekparça imal edilmezler. Duruma göre aynı gruptaki bazen sargılar seri bazen paralel bağlanabilmekte. Bu sebeple birinci fazdaki sargının girişi U çıkışı X olarak isimlendirilirken ikinci, üçüncü... N'inci sargısı U ve X harflerinin önüne yada arkasına numara verilerek isimlendirilir. (Not: Bu isimlendirmedeki U1 ve U2 nin terminallerdeki U1 ve U2 ile alakalı olmadığını hatırlatmakta fayda var)
RST ve L1,L2,L3 gayet anlaşılır aslında. 3 fazlı bir sistemde dönüş yönünün belirlenmesi için bir etiketlemeden ibaret. Yukarıda bir mesajda da bahsedildi. R (referans), S (ikinci), T (üçüncü).
Bence burada bir uygulamacı önemli noktalar:
-Ölçü aletini eline aldığı zaman hata yapmadan uçları bulabiliyor mu? Akabinde doğru bağlantıyı gerçekleştirebiliyor mu?
-Yön değiştirmeyi biliyor mu?
-Yıldız yada üçgen bağlantı arasındaki farkın elektriksel olarak etkilerini biliyor mu? Mesela üçgen bağlantıda 400VAC 55kW bir motordan yıldız bağlantıda aynı gücü alabilmek için 690VAC gerilim tatbik edilmesi gerektiğini biliyor mu? (Not: bu veriler motor etiketlerinde mevcut ama ihtiyaç halinde kullanabilir mi?)
-Motor yol verme elemanlarını (kontaktör, softstarter, frekans konvertörü, reosta gibi) in-line yada on-line olmasının avantaj ve dezavantajlarını biliyor mu?
Konunun başındaki ilk soruda sorulan renk kodlamasına gelince iki kodlama türü de kullanılıyor. Üçgene geçişle birlikte aynı renklerin birleştirilme türü karışıklığı önlemek için daha mantıklı geliyor bana. Diğer türlü kodlamada ise sargıların giriş çıkış uçları aynı renk grubunda oluyor. Bunun avantajı nedir diye sorduğum bir bobinajcı açıklamasına göre "diyelim ki sargının birisinde toprağa kaçak varsa hangi sargı olduğu kolayca ortaya çıkıyor". Bence bu bir avantaj değil zaten sargıda hata varsa o motor her türlü revizeye gidecek demektir. Hangi sargının sorunlu olduğunun bilinmesinin bir avantajını ben anlamlandıramadım. Zaten bobinajcı ölçerek bulabilir. Gri renkli kablolara bağlı sargıda hata var demek bence bir avantaj değil.