Aslında oktav şöyle anlatılsa çok daha kolay anlaşılacak, frekans değeri (hz cinsinden) x 2 veya /2
Örnek olarak: la notasına akortlu bir tel saniyede 440 kere titremektedir. 1 oktav yukarısı "880" kere ve bir oktav aşağısı da 220 kere titremekte.
5li sesler kök ses ile hep uyumludur (1 tane istisnası var ama nerdeyse yok hükmünde)
Kök sesi zemin gibi, 5. Sesi duvarlar gibi düşününce oktavı da çatıyı oluşturuyor, akor dediğimiz çoklu seslerin kararlı modelleri oluşuyor.
Abi arap müziğinde oktavın tutmamasının sebebi çalgıların halk sazı olarak kalmış olmaları, terbiyeden ve düzenlemeden geçirilmemiş disipline edilmemiş olmaması yatıyor temelinde. Cafer Açın bu konuda organoloji adı altında özellikle Türk müziği çalgılarını standardize etmeye çalıştı, sağolsun adı ile var olsun.
İkinci büyük atılımı da (benim kanaatim) Nail Yavuzoğlu, arel-ezgi sisteminden çıkarıp ses aralıklarını düzenleyerek evrensel müzik kurallarına uyumlu bir tambur yaptı (tambur Türk müziğinin piyanosu olarak geçer). İTÜ deki hocalarımız sağolsun kendilerini geliştirmekten aciz oldukları için, bizi bu yaşta öğrenci mi yapacan-ses etme-böyle gelmiş böyle gider- dedikleri ve hatta kavgalar çıkardıkları için malesef kendi çemberinde sıkıştı kaldı. İşin matematiği, bilimsel altyapısı vs inanılmaz bir çalışma idi. 10 sene kadar önce sanırım sessizce kenara çekildi. Bir yerlerde röportajı olacaktı Nail hocanın, hatta yeni tambur ile çaldığı ses kayıtları da vardı. Eğe bulursam söz linkini eklerim buraya.